Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

Türk Dünyasında İnançsal Çeşitlilik

Türk Dünyasında İnançsal Çeşitlilik


Türk Dünyasında İnançsal Çeşitlilik

Günümüz Türk dünyasındaki dinsel ve mezhepsel çeşitliliği sunmadan evvel Türk - İslam sentezcisi, sözde milliyetçi kimi çevrelerin on yıllardır yineleyip durdukları tarihsel bir yalanı izhar edelim.

Bu tarihsel yalan, Türklerin İslam`ı kendi istekleri ve hidayete erme arzusuyla benimsedikleri yalanıdır. Oysa gerçek şu ki, Türkler, İslam`a direndikleri için yaklaşık yüzyıl süren bir süreç içerisinde Emevi / Arap / İslam orduları tarafından katliamlara maruz bırakılmışlardır. Yüz binlerce Türk öldürülmüş ve bir o kadarı da köleleştirilmiştir. Yüz binlerce Türk kızı cariye yapılarak Emevi / Arap askerlerin cinsel arzularının hizmetine sunulmuş, Türklüğün onuru ayaklar altına alınmıştır. Türkler, Emevi / Arap İslam`ına direnirken Hazreti Ali soyundan gelenlerin anlattığı ve eski inançlarıyla da uyuşan tasavvufi İslam`ı benimsemekte ise tereddüt etmemişlerdir.

Emevi İslam`ını reddedip, Ali İslam`ını benimseyen Türklerin maruz kaldıkları Emevi katliamını görmeyen / görmek istemeyen çevrelerin milliyetçiliği samimi addedilemez. Ne hazindir ki, Hazreti Muhammed`in soyunu sürdüren Hazreti Ali ve onun soyundan gelenlerin anlattığı İslam`a gönül veren Türklerin mezhepsel kimliğini ulusal birliği tehdit eden bir unsur gibi algılama aymazlığı, Türk - İslam sentezcisi ve sözde milliyetçi kimi çevrelerin sürdürmekte inat ettiği bir tutumdur. Bu tutumun bir sonucu olarak, Türk - İslam sentezcileri, Alevi / Bektaşi / Kızılbaş Türkmenlerin asimilasyonu meselesini hala gündemlerinde tutmaktadırlar.

Türk - İslam sentezcilerinin bu asimilasyoncu anlayışıyla mücadele etmek, gerçekte ulusal kimliğe omuz vermektir. Ne hazin ki sözde milliyetçiler bu gerçeği idrakten bir hayli uzaktadırlar.

Gelelim günümüz Türk dünyasındaki dinsel ve mezhepsel çeşitliliğe...

Türk halkları yaklaşık olarak 260 milyonluk nüfusa sahiptir.

İslam`a inanan Türklerin nüfusu 245 milyondur.

İslam`ın Sünni / Ortodoks koluna mensup Türklerin nüfusu 160 milyondur.

İslam`ın Şiilik ekolüne mensup Türklerin nüfusu 55 milyondur.
( Azerbaycan, İran ve Irak Türklüğünün büyük bölümü )


Alevi / Bektaşi / Kızılbaş / Ehli Hak vb. Türklerin nüfusu 30 milyondur.
( Anadolu, Balkanlar, Kıbrıs ve Irak Türklüğünün bir kısmı )

Ortodoks Hristiyanlık dinine inanan Türklerin nüfusu 10 milyondur.
( Gagavuz, Çuvaş, Hakas, Altay, Şar, Yakut, Urum, Dolgan, Karagas, Tatar / Kreyşin, Kerkük Türkmenlerinden 3 bin kadarı da Hristiyandır. )

Musevilik dinine inanan Türklerin nüfusu 1 milyondur. ( Karaim ve Kırımçak Türkleri )

Budizm`e inanan Türklerin nüfusu 2,5 milyondur. ( Tuva ve Sarı Uygur Türkleri )

Ak din / Burkanizm`e inanan Türklerin nüfusu 500 bindir. ( Altay, Hakas ve diğer nüfusça az Türklerin bir kısmı )

Animist Türklerin nüfusu 150 bindir. ( Orta Asya`da dağınık halde yaşarlar.)

Ateist Türklerin nüfusu 100 bindir. ( Türk dünyasının her bölgesinde )

Böylesi bir çeşitlilik büyük Türklük ailesi için muhteşem bir zenginliktir. Türk halklarının birliğinin her hangi bir dinsel ve mezhepsel kimlikle sağlanamayacağının yalın göstergelerinden olan bu durum özenle korunmalıdır.

Türkiye’de ve Türk dünyasında birliği sağlama adına, çoğunluğun lehine asimilasyoncu çabalar, aslında büyük Türklük ailesinin bir rengini soldurmaktan başka hiçbir sonuç doğurmayacaktır. Birliği dinde ve mezhepte değil; dilde, ortak kültürde ve laiklikte aramak gerekir.

Bu sebeple milliyetçilik laik bir temele dayanmalıdır. Aksi halde Türkiye’de yaşandığı biçimiyle milliyetçilik bizi millete değil ümmete götürür.


MUSTAFA CEMİL KILIÇ


MUSTAFA CEMİL KILIÇ